Açıköğretim,Aofforum,Aöf Sınav Soruları, Aof Ders Notları,Acikogretim, Açıköğretim AraSınav Soruları,Aöf,Aof,Açıköğretim Final Sınavları, Matematik  

Geri git   Açıköğretim,Aofforum,Aöf Sınav Soruları, Aof Ders Notları,Acikogretim, Açıköğretim AraSınav Soruları,Aöf,Aof,Açıköğretim Final Sınavları, Matematik >
AOF EGLENCE BİLGI VE KULTUR
> Aöf Kültür > Sağlık Ve Yasam

Sağlık Ve Yasam Sağlık Sorunları Ve Ilgili Tavsiyelerin bulunduğu bölümdür.

Acikogretimci.Net Facebook Fan Club

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)   İP: 88.251.74.2
Alt 05-02-2009, 10:56 AM
Aşk_Meleği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Emeğe Saygılı Olalım..
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 4,340
Tesekkür: 1
104 Mesajina 208 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 6
Aşk_Meleği will become famous soon enough
Standart Bebeği ayakta sallamak tehlikeli

Radyo 7’nin sevilen programcılarından Eda Çelebi’nin hazırlayıp sunduğu Eda’yla Gün Ortası programının dünkü konuğu Uzman Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli oldu.

Depresyonun nedenlerini ve tedavi yöntemlerini anlatan Psikiyatrist Sürmeli, başa alınacak darbelerin ileride sorun yaratabileceğini belirtti. Bebeklerin ayakta sallanmasının doğru olmadığını kaydeden Sürmeli, hiperaktiveyle ilgili bilgiler de aktardı.

EDA: Depresyon nedir?
TANJU SÜRMELİ: Depresyon insanların günlük hayatını etkileyecek şekilde hayattan zevk almama, uykularda düzensizlik, gelecekle ilgili umutların azalması şeklinde ortaya çıkabiliyor. Depresyona girenlerin %15 ila %35inde intihar düşünceleri oluşabiliyor. Kendine zarar verme düşünceleri oluşuyor ve bazılarında da ciddi anlamda planlar bile geliştirilebiliyor. Ayrıca dikkatte, motivasyonda büyük miktarlarda eksiklikler, halsizlik, bitkinlik, yorgunluk… Bunların hepsinin birlikte olduğu tablo depresyondur. Bunların yaşandığı dönemde kendi kendinize telkinlerde bulunulduğu halde bunu gerçekleştiremeyebiliriz.

EDA: Beynimizin bir köşesinde hep bir olumsuz düşünce vardır değil mi?

TANJU SÜRMELİ: Beynimizin hayattan zevk almamızı sağlayan bölgesinde elektriksel ve kimyasal bir dengesizlik oluşmaya başlıyor. Özellikle beynin sol ön kısmında bu düzensizlikler oluştuğu zaman, sağlıksız beyin dalgalarında bir artış olduğu zaman hayattan zevk almayla ilgili sorunlar ortaya çıkmaya başlıyor. Tabi bunun gerçek bir depresyon olup olmadığının araştırılması gerekiyor. Çünkü depresyonun genelde genlere bağlı olduğunu görüyoruz. O kişilerinin yakınlarında da depresyon olduğunu görüyoruz. Bir de genlere bağlı olmayan kısım var. Bazen ufak tefek kazalar oluyor, kafamızı çarpıyoruz, darbe aldık mı almadık mı bilmiyoruz ya da tiroid hormonları düzgün çalışmayabiliyor. Bazen kullanılan ilaçların yan etkisi olabiliyor. Bu ve daha bunlar gibi pek çok etkenler depresyonun oluşmasına neden olabiliyor.

EDA: Geçirilmiş hafif derece de kafa travmaları psikiyatrik ya da nörolojik rahatsızlıklar yapabiliyor mu?
TANJU SÜRMELİ:
Aslında çocukluğumuzdan beri özellikle 0 ila 4 yaş arasındaki düşmelerimizi biz önemsemiyorduk. Ama son 30 yıldır yapılan bilimsel araştırmalar bunun önemli olduğunu söylüyor. Özellikle bu 0-4 yaş arasında olan ufak tefek düşmeler sonucunda ölenlerde olabiliyor. Beyinde elektriksel düzensiz akımlarda oluşturabiliyor. Bazen hemen etkisini gösterip epilepsi dediğimiz sara hastalığının başlamasına neden olabiliyor. Hırçınlık, agresiflik, uyku bozukluğu yapabiliyor. Panik atak gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor. Hatta şizofreniyi tetikleyebildiği gibi şizofreniye benzer bir tabloda ortaya çıkarabiliyor. Yapılan çalışmalarda 30 km hızda bile ani bir fren yapıldığı zaman vücudumuz bir öne bir arkaya gidiyor. O sırada beynimiz de kafatasının içinde bir öne bir arkaya giderken kafatasına çarpıyor. Ne yazık ki beyinde bir kemer yok.

EDA: Bu darbe yıllar sonra da kendini gösterebiliyor mu? Bu konuda şikayetler oluyor mu?
TANJU SÜRMELİ:
Beynin bir esneklik özelliği var. Bu özelliğe göre beyin ya hemen belirti verebiliyor ya da bir 10 sene sonra bile ortaya çıkabiliyor.

EDA: Bu anlamda kafamıza aldığımız her darbe önemlidir diyebilir miyiz?
TANJU SÜRMELİ:
Kafamıza mümkün olduğunca darbe almamaya dikkat etmek lazım. Ama bazen 10 tane darbe alırsınız bu kişide hiçbir etki yaratmaz. Yada çok etkileyen bir şey ortaya çıkmaz çünkü beyin bunu esnekliğiyle ortaya çıkarabilir. Veya bazen alınan bir darbe bile beyinde zararlara yola açabilir.

EDA: O zaman hekimler ilaç yazmadan önce geçmişte bir kafa darbesi alındı mı diye sormalılar.

TANJU SÜRMELİ: Bu konuda ne yazık ki hekimler yeterli derecede eğitilmediler. Hekimlerin sonradan çıkan bu teknolojilerle ilgili de bilgi sahibi olmaları lazım. Bu durumun önemli olduğunu ve ne yazık ki depresyonun az sayıda gerçekleşmediğini bilmek gerekiyor.

EDA: Kafa travmalarında tanı koymada hangi bilimsel yöntemler kullanılıyor?
TANJU SÜRMELİ:
Geçirilmiş kafa travmalarında kendinizi sorgulamanız gerekiyor. Kafanıza ya da yüzünüze bir darbe aldınız mı? Mesela bizim halkımız burna, çeneye alınan bir darbeyi kafaya alınan bir darbe olarak düşünmüyor. Öncelikle bunun düzgün bir şekilde sorgulamamız lazım. Sonra darbeyi aldıktan sonra herhangi bir değişiklik hissettik mi, kısa süreli bir bilinç kaybı oldu mu ya da görüntüler değişti mi diye bunları sorgulamamız gerekiyor. sonrasında bazı hastalarımız emar, tomografi çektirdiklerini ve onların sonucuna bakarak kendilerine bireyin olmadığını söylüyorlar. Ama bu doğru değil. Emarlar, tomografiler beynin elektriksel yapısının bozulmasını göstermiyor. Ancak ciddi anlamda bir hücre zararı ya da kanama olursa o zaman hasarı gösterebiliyor. Hafif dereceli travmalarda beynin elektriksel yapısında bir aksaklık oluyor. Bunu bilgisayarlı EEG sisteminde kaydediyoruz. Önce çıplak gözle inceliyoruz, ondan sonra da bir veri tabanında kafaya darbe almış diğer insanlarla karşılaştırmasını yapıyoruz. Biz buna nörometrik analiz diyoruz. Bunları yaptığımız zaman %3-%5 yanılma payıyla o kişinin darbeden etkilenip etkilenmediğini bulabiliyoruz. Bunun dışında yapılan emarlar, tomografiler normal bile olsa kafanın çarpmadan etkilenmediğini söyleyemiyoruz. Ancak kesin cevabı böyle bir yöntemle bakılınca anlayabiliyoruz.

EDA: Anneler çocuklarını sürekli ayakta, kucakta, sallarlar. O zaman da beyin zedelenmiyor mu?

TANJU SÜRMELİ: Biz bu tür sallamaları doğru bulmuyoruz. Ama bu artık geleneksel olarak yaptığımız davranışlar içinde ve biz bunu tavsiye etmiyoruz. Bununla ilgili çocuk ölümleri bile olabiliyor. Beyin kafatasının içinde sabit değil. Ufak bir sarsıntıda bile beyin kafatasına çarpıyor ve etkileniyor.


EDA: Bu travmalardan dolayı agresiflikte olabiliyor demiştiniz. Bu düzensizliğin belirtileri giderilebiliyor mu?
TANJU SÜRMELİ:
Beynin ön kısmında frenleme sistemlerimiz var. Bunlar bize düşünüp eyleme geçmemizi sağlatıyor. Bir şeye kızdığımız zaman frenleme yoksa vurma, kırma, bağırma, hakarete giden agresif davranışlar oluyor. Biz bu elektriksel akım düzensizliklerini tespit ediyoruz. Veri tabanlarında inceliyoruz. Normalle olan farklılıklarını saptıyoruz ve beyine özel bir alet yardımıyla beynin kendi elektrik akımını normale getirmesini öğretiyoruz. Bunu genelde beyin öğreniyor ama hiçbir yöntem %100 değildir.

EDA: O zaman insanlar tedaviyle beyne hükmedip normal bir beyne sahip olabiliyor değil mi?

TANJU SÜRMELİ: Biz aslında kendi beynimize hükmetmeyi öğretiyoruz. Diyelim ki telkinle yapılamayan bir şeyi siz beyninize alet yardımıyla yaptırtabiliyorsunuz.

EDA: Dikkati toplayamama, aşırı hareketlilik gibi şeyler basit gibi görünen ama yaşamı zorlaştıran sorunlardır diyebilir miyiz?
TANJU SÜRMELİ:
Mesela bazı çocuklar okula yeni başladıklarında dikkat, konsantrasyon bozukluğu, hareketlilik problemleri oluyor. bu kişilere yanlış teşhis veriliyor, hiper aktif teşhisi alıyorlar ve ilaçlar kullanmaya başlıyorlar. Bir kısmı sonradan bize geldiklerinde ilaçların etkisinin olmadığını görüyoruz. Bu ilaçlardan yararlanmayan kısmı incelediğimizde daha önceden daha önce kafasına aldığı darbelerden elektrik aksamının bozulduğunu düşünüyoruz. Bunları düzenli hale getirerekte bu sorunlar ortadan kalkıyor. Bu durumda ailenin daha mutlu daha dengeli bir hayat yaşamasını sağlıyor.

EDA: O zaman böyle bir durumda ailenin size başvurması gerekiyor değil mi?
TANJU SÜRMELİ:
Ebeveynlerde bu konularda hatalar yapabiliyorlar. Onlarda beynin negatif oluşmasını sağlatabiliyorlar. Beyin zaman içinde negatif şeyleri öğreniyor. Hayır demeyi bilmiyorlar. Anne baba hayır dediği halde çocuk ısrarcı olduğunda evete dönüştürüyorlar ve çocuklar anne babayı kullanmaya başlıyorlar. Bu kullanmada özellikle beynin ön bölgesini olumsuz etkiliyor.

EDA: Hiper aktif biriyle yaşamanın ne gibi zorlukları vardır?

TANJU SÜRMELİ: Hiper aktif kişi kurallara uymaz. Devamlı hareket halinde, yerinde durmaz, yap dersin yapmaz, inatlaşır, tehlikeyi anlamaz. Okulda da sınıfta oturmaz, dikkatini vermez, gezinir, iki kişi konuşurken araya girer…

EDA: Bunlarında tedavisi var mı?

TANJU SÜRMELİ: Hiper aktivitede yapılan çalışmalarda ilaçların etkisinin yüksek olduğu görülmüştü. Ama Amerikan hükümeti 3 sene boyunca bunları takip ettiğinde ilaçların etkisinin ilk çalışmalarda ki kadar yüksek olmadığı görüldü. Nöroterapi dediğimiz uygulamalarda başarı oranının %75 civarında olduğunu ve 10 senelik takiplerde de bu başarının aynı seviyede kaldığı hatta daha da arttığı tespit edilmiştir. İlaçlarında yan etkileri var. Her gruba uymayabiliyor. Bunlarında bilinmesinde yarar var. Mesela İngiltere’deki grup ilaçların en zor vakalara verildiğini söylüyorlar. Önce aileyi, çocuğu eğitelim, disiplin şartlarını değiştirelim. Eğer bunlarla değişmezse ilaç verelim. Bizde ne yazık ki daha ilk görüşmeden hastaya ilaç veriliyor.

EDA: İkinci bir kardeş için çocuğu nasıl hazırlamak gerekiyor?

TANJU SÜRMELİ: Çocuklara karşı çok açık sözlü olmamız lazım, dürüstçe bir kardeş geleceğini, evin daha kalabalık olacağını, ilerde ona kendi tecrübelerini öğretebileceğini, bunun sevindirici bir haber olacağını onlara söylemeliyiz. Bazen çocuklara kardeş geldi senin pabucun dama atıldı gibi sözler söyleniyor. Bunlar şaka bile olsa söylenmemesi gereken şeyler. Çocuğa sürekli olumlu mesajlar vermeliyiz.



(Haber 7)
__________________
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Web Siteler

Bütün Zaman Ayarları WEZ +1 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:25 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

Türkçe Çeviri : y4Kup


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570